10 Şubat, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer Altunay“Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur” şarkısı bizim için çalınır,kumrular başbaşa verip guguk guguk diye ses çıkarırken ”Üsküdar’a gidelim, Üsküdar’a gidelim” derler diye bilirdim çocukluğumda ve öyle de sürdürmek hoşuma gidiyor…İlk göz ağrım, doğum yerim… Üsküdar’ım….

Üsküdar Belediyesinin kültür hizmeti olan Ahmet Yüksel Özemre’nin yazmış olduğu iki Üsküdar kitabı var elimde, okuyorum…Okudukça duygulanıyor ve çocukluk anılarıma dalıyorum. 1935 yılında Üsküdar’da doğmuş olan yazarla tam 18 yıl var aramızda…ama gittikçe betonlaşan ve çarpık yapılaşmaya kurban bir Üsküdar…hele benden sonrası içimi acıtıyor,yok olan değerleriyle…

Çok yakınmış evlerimiz,yürümeyle beş dakika sürmez.Daha bir hoş görünümünü yaşamış benden önce, üzüldüm göremediğime o doğal halini…benden sonrakiler daha da üzülsün artık…yeridir…

Gülfem Yokuşu’nda doğdum,büyüdüm ve o çevreden de yıllar boyu ayrılmadım.Doğduğum ev yandı diye duyduğumda yıllaaar sonra… koşup gittim,yıkıntılar arasında anı olarak saklayabileceğim bir şey bulabilmek umuduyla.Yangından kalanları karıştırırken eski komşularımızdan bir abla tanımamış,izliyormuş “yıkıntıların içindeki bu hanım kim,ne arıyor?” diyerek…”Bir anı(!)” dedim ona ve islenmiş bir karo taşını alarak eve getirdim,saklıyorum…

“Herkes isim olarak bilmese de; birbirini tanır,selamlaşırdı” diyor Ahmet Yüksel Özemre…evet öyleydi.Babamın elini tutmuş yolda giderken esnaf,karşılaştığımız kişiler, hep selam verir babamda başını hafifçe eğerek karşılık verirdi.Babaannemle çarşıya çıkardık ”babaanne hoşgeldin” diyerek karşılanırdık.O zamanlar bu seslenme beni çok kızdırır, onlara “onun benim babaannem olduğunu” söylerdim.Sanırım günlerine renk katıyordu esnafın…her çarşıya çıkışımızda beni yine kızdırırlardı.

Şu anda İş Bankası’nın olduğu yerin yanında bir ekmek fırını vardı.Ramazanda kuyruğa girer pide alırdık.Annem ve babaannem börek yaptığı zaman tepsiyi fırına götürüp bırakırdık.Fırıncı “şu saatte gelip alabilirsiniz” derdi ve gidip alınırdı.Ablamlar artık büyüdüklerini ve taşımak istemediklerini söylediklerinden  bu iş en küçük bana kalırdı.Bu en küçüklükten hiç kurtulamadım…bu yaşımda bile… :)

Şemsi Paşa’da dönme dolaplar, kayıklar ve salıncaklar kurulurdu,bayramlarda. Babam,annem ve arada babaannemin de eşliğiyle ellerimizden tutulur, gezmeye gidilirdi.Ben en çok kayığa binmeyi severdim,biraz da salıncağa.Yan gözle de ablamların ne yaptığını izlerdim…büyüyünce nasıl davranmalıyım,öğrenmek için.

Bir bayram arkadaşımla harçlıklarımızı hesapladık,Alptekin Pastane’sine gideğiz “sup” yemeye.İlkokula yeni başladığımız yıl olsa gerek.Dayısıyla birlikte oturuyorlardı ve yeni evlenmişti dayısı.Yengesi süslenen,iyi giyinen güzel bir genç kadındı.Arkadaşım heves etmiş demek, ben de böyle bir öneri bekliyormuşum ki hemen kabullenmişim…Yengesinin odasında aynanın karşısında rujuyla yanaklarımızı boyadık,yetmedi dudağımızı da…Kimseye görünmeden evden çıkıp Alptekin’e gittik.Çok mutluyduk çok,elbisemiz ayakkabımız yeni,süsümüzü de yapmışız,dünya güzeli olmuşuz.Tabii Alptekin’in sahibi dahil tüm çalışanlar tanıyorlar bizi…Supumuzu söyledik ve nasıl becerdiysek,yüksek taburelere çıkıp oturduk.Radyo çalıyordu ve “yenge kızı tatlıdır,yanakları allıdır” diye bir türkü.”İnanılmaz ama gerçek” bu türkü o âna nasıl denk geldi bilinmez ama o çalıyordu ve biz birbirimize bakıp memnun gülümsüyorduk ama sahibi ve çalışanların niye güldüklerine akıl sır erdiremiyorduk.Evde bizi bulamayıp, ilk adres şekerci(!) diye nasıl kestirdilerse oraya geldiklerindee… yine bir şey anlamadık ammaaa eve gidince biiir bir hesap verdik.Hem izinsiz kaçtığımız için hem de yengesinin odasına yine izinsiz girip,kadıncağızın örtülerini ve rujunu perişan ettiğimiz için.Oysaki o örtülere fazlalıkları silmiştik ve ruj çok yumuşaktı,bozuluyordu bastırınca yapacak bir şey yoktu…bizim suçumuz yoktu ki… ;)

Neredeeen nereye…

Ben Üsküdar’ımı ve anılarımı daha çook yazarım çok…Ömrüm orada geçti….Ne mutlu bana…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 162, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın