7 Şubat, 2008 tarihinde fatosh yazmış

foto:Değer AltunayÇözülemeyen konular,iç hesaplaşmaların süregelmesine neden olacağından bugün de kurcalayacağım…Yapım gereği iyi  ya da kötü örneklemelerle gidip bir sonuca ulaşmalıyım…Yine diyorum aykırı oluyor,kurallar ve töreler gereği ama “her birey kendine özgü”…Sessiz kalmanın getirisi olduğuna inanmıyorum.TRT 1 de “Ademler ve Havvalar” programında bugüne dek benimsenen çoğu davranışların ,bir uzman eşliğinde tartışıldığında varılan sonuçların hiç de öyle olmadığını görebiliyoruz.Yazımda uzman görüşü yok ama yaşanan olaylar ve yaşayan kişilerin doğrudan doğruya kendileri var…

Yıllar önce ablamın operasyonunda hastanede kendine eşlik etmiştim…Geçmiş olsun dileğinde bulunmak için gelenler arasında bir başhekim vardı.İki kızı olan,eşinden ayrılmış bir anne…Çelişkiye düştüm,”eşinden neden ayrılmış, ikisi birlikte yürüyemez miydi?” gibi sorular geçiriyordum içimden … Kendisinden izin alarak özel durumunu ve duygularını biraz olsun paylaşıp paylaşamayacağını sordum.Ben yine de ”ne güzel kariyerini yapmış,bakımlı ve hoş bir kadın” diye düşünürken,o… hastanedeki elemanların çevresinde döndüğü doktor,önceleri durumundan son derece hoşnut bir tavır sergilerken birden duygusal olarak boşaldı…sanki birinin o soruyu sormasını beklemiş ve o ana dek kendini tutmuş gibi…”Evet, istediğime ulaştım ama bir bedel ödedim ve çok zorlanıyorum,gerçekten.Kızlar büyüdü,kontrolde güçlük çekiyorum,bölündüler ikiye,babaları evde olsa başka türlü olurdu”diyerek anlatmaya başladı ve …gerçekten hoş olmayan şeylerdi yaşadıkları ve dağıldı bir süreliğine…İyi ve güzel yanlarını vurgulayarak,eski gücüne ulaştırına dek biz de onunla, yaşadığı zorlukları paylaştık o süre boyunca…

Dün yazarken unutmuştum bu olayı,sorgulamam içten içe sürdüğünden birden aklıma geldi…Dünkü yazımın sonundaki “SINIRLAR” burada da devreye giriyor…eğer eşi yardımcı olmayı daha doğrusu “PAYLAŞIMı” kabul etse ve “İLETİŞİM kurabilseler”,”BEN DEĞİL BİZ”olabilseler,bu sıkıntılar yaşanmayacak ve iki güzel çocuk bölünmeyecek…Ekonomik özgürlüğü olan kadın bunu silah olarak kullanmasa,daha yapıcı olsa bu durum yaşanmayacak…Eşi, karısının kendinden üstün mevkide olduğundan gurur duysa ve “evde yalnızca onun biricik eşi,çocuklarının annesi olarak görse” yine sorun olmayacak…ama olamamış… yürütememişler …Kadıncağız, üzgün ve pişman ve yalnız ve çocuklarına sahip çıkmış bir anne… ve              eşi… a)pişman? b)yalnız? c)çocuklarının yanında? d)hiçbiri…Sizce hangi şık?… Ne yazık ki d)hiçbiri…birilerini bulmuş ve yaşıyor…

Yıllar önce TV de ve kesinlikleTRT1 (başka kanal yoktu) yanılmıyorsam Halit Kıvanç’ın “Bir yastıkta 50 yıl” diye bir programı vardı…Çok hoşuma gitmişti… ismi bile ne güzel ,hele yarım asır paylaşım olağanüstü diyerek izlemeye başlamıştım.Adını anımsamadığım bir ressam çıktı ve güzel eşi…yılların eskitemediği güzelliğini…Tüm program süresince o ressam, eşinin laflarını kaba benzetimle “ağzına tıktı”…Kadıncağız sindi…o konuştu ve kendini övdü durdu…Sanıyorum benim gibi izleyenlerin ortak tanısı “arkasında o denli muhteşem bir kadın olmasa,bir hiç” olduğuydu…Farkında olmadan her yaptığı işte sözü eşinin katkılarına getiriyordu.Halit Kıvanç doğal olarak eşine soru yönelttiğindeyse aklı başına geliyor… bu gerçeğin farkındalığıyla,eşini eziyordu…”Sessiz ve mağrur” koymuştum adını,mavi gözlü muhteşem kadının ve “ÖZVERİ”si içimi acıtmıştı…Programın sonunda bunca yıl birlikte olmalarını kutlayarak Halit Kıvanç “bir yastık” hediye etmişti…O yastığı ellerinden alıp ikiye bölmeyi çok istemiştim o an…Sonra bir iki kez daha izledim,etki ve tepki duygularımı nötrleyerek… aynı tarz gelişti…”karşıdan iki kişi geliyor sandım,meğer bir adamla karısıymış” şeklinde…Benim için program bitmişti…bir daha izlemedim…

Üstüne yıllar ve yıllar geçti…ben aynı konuyla niye boğuşuyorum ki…Çok ama çok farklı artık…DEĞİŞTİK VE GELİŞTİK??? Neden birşeyleri yozlaştırmadan bir yerlere getiremeyiz?…Neden “ben de kazanıyorum…o halde?” demeden olmaz bir şeyler…Öyle çok boşanan çift varki…Çocuklar  akraba ellerinde,  bakıcı ellerinde,yuvalarda…Anne, baba çalışıyorsa yine öyle…Koşullar…denecek hemen,tamam da biraz yetinmeyi bilsek…doyumsuz olmasak…Bir çift evlenirken hiçbir eksiği olmazsa…sıkıntıdan ne yapacak…Oysaki “birlikte aldığımız minicik bir tabağı bile şunu,şu tarihte ,şuradan almıştık”diye eşimle hala anımsarız…

Ara ara çelişkilere düşsem, iç hesaplaşmalar yapsam da…ara ara nedenlerle boğuşup,keşkelerle yatıp kalksam da…ara ara zamanı geriye götürmeye çabalayıp,acabalarla kendimi boşluklara bıraksam da…ara ara bunalıp,kendime yaşama alanı yaratacağım diye uğraşsam da…bunları yaptığıma ve yaşadığıma seviniyorum…o sancıların sonu güzel…vardığım sonuç iyi ki bu düzeni oturtmuşum oluyor…Eşime ,çocuklarıma ,arkadaşlarıma,can dostuma ve yaşamımda olan herkese teşekkürler,birlikte paylaştığımız her şey için…

Hepsine ve hepinize sevgilerimle …

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 25, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın