6 Şubat, 2008 tarihinde fatosh yazmış

Bir arkadaşımla söyleştik bugün…torununa bakıyor.Yemek seçiyormuş,zorluk çıkarıyormuş ,kilo almıyormuş…diye dertleniyor.Doktora götürmüşler,sağlık sorunu yokmuş ama anneannesinin yedirmeye çalıştıklarını değil kendi istediklerini yiyormuş…Bu nedenle ağlamaklı arkadaşım…

Şöyle bir geriye gidince aynı sorunlarla boğuştuğum günler geldi aklıma…kendi çocuklarımı büyütürken.İşten ayrılıp tümüyle çocuklarımla uğraşırken elimde yemek listesi,uyku saatleri düzeni,kitap okuma saatleri,oyun vakti,temiz havaya çıkarma gibi bir dolu kurallarım vardı.Her gün ayrı bir yemek yapardım…öğlen için,akşam için.Çarşıya çıkınca esnaf beni gördüğünde et mi alacağım,tavuk ciğeri günü mü,beyin mi yiyecek,benden önce bilirdi ve sebzelerin ve meyvelerin  tazesini seçip ayırırlardı..İstemeseler bile ille yiyecekler diye kendimi de çocuklarımı da az üzmedim.

Arkadaşımla konuşurken “her çocuk kendine özgü,ne onu ne de kendini üzme ve onu olduğu gibi kabullen”derken buldum kendimi…Yıllar nasıl da eğitmiş beni diye düşündüm ve karıştım…Gerçekten öğrenmiş miyim diye düşündüm…çıkamadım işin içinden.Evet her birey kendine özgü ama bu benim benimsediğim bir olaysa yine tek taraflı bir uygulama ile özverili taraf olmuyor muydum?Böyle düşününce de kendim için üzüldüm…Öyle ya da böyle bir şekilde yaşam denilen çarkın dönme hızına göre kendimizi ayarladığımızı ve bir yere tutunarak,sendelesek de düşmeden ayakta kalmaya çalıştığımız sonucuna varmaya çabaladım…

Doğduğumuz andan başlayarak bizden beklenileni vermek tüm kaygımız…Uslu ve yemeğini yiyen bir bebek,anne babaya övünç kaynağı bir evlat,çalışkan ve terbiyeli bir öğrenci,başarılı bir eleman,evine bağlı ve hizmetkar bir anne ya da evine bağlı ve iyi kazanan bir baba…sonrası… çocuklarına yuva kurduran ebeveyn,torunlarına sahip çıkan dede,nine …eeeee-e…bitti mi?????

Tüm bunlar boğdu beni dışarı çıkıp hava almak istedim…Bir kitap alıp yanıma  yakınımızdaki parka gittim ki dağıtayım yoğunluğumu,yaşama alanı açayım kendime…Kitabımı okurken bir çift göz hissettim üzerimde,kafamı kaldırdım ve bir komşumuz bakıyor,karşı banktan…gözgöze geldik…Bir kararsızlık anı yaşadım,ağır bastı kurallar ve benden yaşlı olduğu için kalkıp yanına gittim…konuştuk…epeyce…satır aralarında söyledikleri evde boğulup kendime alan yaratmaya çıktığım şeylerdi…O da eğitilmişti… yok hayır eğitilmemiş benimsemişti…özverinin kimde olduğunun önemi yoktu…düzen böyle kurulmuştu.

Eğer eğitilse,eğitilsek “her birey kendine özgüdür” diyerek sınırlarımızı belirlediğimiz bir dünyada yaşayacağımız sonucuna vardım…beklenileni yapmak yerine…Merdivenin bir basamağının olmaması ya düşmeye neden olur ya da tökezlemeye…şeklinde düşünüp basamak biz olursak,özveriyle…ödülü hep dengeyi sağlayan basamak olmaktır, sonucuna katlanırız…Aykırı geldiğinden,işine öyle geldiğinden,adı her ne olursa olsun;çoğu kişinin karşı çıkacağını da biliyorum ama bugün ben böyle duygular yaşadım,karşıma da bilmeden aynı duyguları taşıyan ve paylaşan biri çıktı…kendi ayrımsamasa da…

Bir torunun yemek yememesi beni bugün karıştırdı,çözemedim,dolaştım…ve paylaştım…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 21, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın