Uzuun yıllar önce arkası yarın diye “radyo tiyatrosu” yayınlanırdı(artık sözlerime böyle başladığımda”Altın kızlar” dizisinin annesine benzetiyorum kendimi,onu da bilen kaldı mı bilinmez ya!)…Ablalarımla ertesi günü zor ederdik…Gizemli bir müzik,ardından tok bir ses “radyo tiyatrosu” derdi…çoğunlukla da polisiye ya da korku türünde olurdu ve can alıcı noktada keserlerdi…”arkası yarın” diye…Şimdi yazmaya başlayacağım “benim açımdan, can alıcı konu”mu yarım kesmeye hiç niyetim yok ama anlat anlat bitiremem gibi geliyor bana…aynı arkası yarınlar gibi…
Geçtiğimiz günlerin birinde; bir kaç konuğum vardı,çay içip söyleşecektik…yanında bir iki atıştırmalık yapmaya çabalarken,içbenliğimle çatıştık durduk.“iç benliğini araştırdığında bulabileceğin tek şey kendindir, gerisi hiçbirşeydir!”…Aramızdaki sorun “biraz daha yumuşak davranılması konusuydu,tarafımdan dile getirilenlerin”…yoksa doğruluğundan yana yoktu kuşkumuz…Yılların götürüleri,yaşanılanlar biraz olsun ket vurdu diye düşünüyordum sivriliğime,oysa reddediliyordu bu savım…biraz daha…biraz daha …denilerek…daha çözemedik aramızdaki uyuşmazlığı…Çoğu kez başka konularda da çatışıp çözemediğimiz gibi…
Bana bir şey danışıldığında,ödev edinirim…araştırır,inceler ondan sonra ya da o an yanıtlayabileceğim bir soru ise içimden geldiği gibi,doğru bildiğimi söylerim…Değil mi ki karşı taraf inanarak gelmiş ,doğru bildiğimi aktarmam gerektiğini düşünürüm.Yaşamım süresince de hep doğru olanı yapmaya özen gösterdim ve doğru sözümden hiç şaşmadım…ama “dobra dobra” konuşuyorsun diye hep eleştirildim…neden diye hala düşünürüm.”Can dostum” dediğim tek(!) sayılı hanede kalanlarımla paylaştığımda bir sorunumu,haksızsam uyaracaklarını bilirim…benden yana çıkıp yanıltacaklarına…O nedenledir ki seçmişiz birbirimizi…yalansız…çıkarsız…salt dostluk…
Burulduğumda yazarım bu tür haksızlıkla karşılaşımda…geri dönüp baktığımda çokluğu üzer beni…Yanıltmak daha mı çekici gelir…sonrası düş kırıklıklarının geleceği…anlık rahatlama duygusu ile yitirilen doğruluk…Neden acı gelir ilk anda…aslında silkinip toparlanması adına denilmiştir…denilenler…sarıl o doğruluğa ve toparlan…kalk ayağa…sürdür savaşımını o noktadan…düzelt yanlışlarını…Yok, hayır!…güzel sözlerle rahatlat beni,haklı bul yanlışlarımı,başarılı bulayım kendimi,o an için göklerde gezineyim…ki düşüşüm ani olsun…çakılayım…Ya da geçiştir…ilgilenir görün,dostlar alışverişte görsün örneği,”he” de ,sav başından…Kavram karmaşası…mı???
Terazimin kefesi salınımlarda…Geçtiğimiz günlerden beridir…iç benliğimle konuşmalarımız sürüyor…davranışlarımın doğruluğundan kuşkumuz yok…biraz törpülenmesi dışında, sivriliğimin…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 47, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın