Babacığımın mesleği nedeniyle biz “kardeşler” oldukça tutucu bir ortamda yetiştik,babaannemin de katkılarıyla….Eh! bu öylesi benimsenmiş ki tarafımdan iki oğlum ve hatta eşim az çekmedi…Hepsinin gidecekleri yeri, gelecekleri saati bilmek istedim ve de arkadaşlarını tanımak…doğruluğuna inanıyorum,böyle de olmalı…ama düşünüyorum da neler bulurduk,kaçamak yapabilmek için…şimdi gülsem bile,o masum planlarıma… o gün, benim için ne denli önemliydi…
Lise ikide bizim dönemimizde yalnızca fen ve edebiyat bölüm seçeneği vardı,şimdiki bölünmüşlüklere karşın(ne yazıktır ki yaşamın her alanında olduğu gibi).Bana kolay geldiği için fen bölümünü seçmiştim,oturup fazlaca çalışmadan götüreceğim bir bölüm diye…Ablamsa üniversiteye gidiyordu ve benim için büyülü dünyaydı.Yalvar yakar bir gün onunla gitmiş,koskoca sınıflarında,ışıkla duvara aktarılan yazıları görmüş, hayretler içinde kalmıştım…Sonra arkadaşlarıyla “Pehlivan Büfe”ye gitmiş ayaküstü “yengen” yemiştik…Allah’ım o ne güzel yaşamdı öyle…Hem ablam giyinir,kuşanır;iki üç kitabını sol koluna koyar ben kütüphaneye ders çalışmaya gidiyorum diye evden çıkar giderdi…
O zamanlar “iftihar listesi” diye başarı belge verilme durumu vardı.Ben hep iftihara geçerdim,ödülümde sanırım ortalıkta dolanmamam adına elime tutuşturulan çarpı,çarpı işlenen etamin
diye bir şeydi…ablamlara çeyiz yapacakmışım…aaa bir de alışmam için ev süpürüp,toz aldırırlardı…üç ay…yaz tatili…süresince… Belki bir yerlere de gitmişliğimiz de vardır ama bunlar belleğime “kazınmış”…
Bir plan tasarladım.Lise ikide fen bölümünü seçtim,oh ne ala..fazla uğraştırmayacaktı beni…Bu planımın ilk bölümüydü…İkinci olarak ikmale kalmayı becermeliydim ama nasıl? Baktım “cebir” çok kolay bir ders,şeker gibi…tamam dedim “bunu seçeyim,zorlamaz beni”… Rahmetli öğretmenimiz Nihar Ardor namı diğer “Fulton” süper bir matemetikçiydi, İTÜ yü bitirmiş. Analitik, logaritma, trigonometri,geometri derslerine de o geliyordu.Bu derslerden çok iyi olan ben, cebirde sessiz kalıyordum.Çıldırıyordu adamcağız,hele ilk dönem iyi olan ben, nasıl ikinci dönem bön bön yüzüne bakıyordum ,çözememişti… Kurtarma yazılısı yaptı,tahtaya kaldırdı…boşuna…
İkmalime kaldım…Şimdi planımın üçüncü bölümü gelecekti…Karne eve gelince herkes şaşırdı,ben sözüm ona üzgündüm…içimdense seviçten çıldırıyordum…Annem,babam “benim farkıma vardılar”(aah psikoloji),neler oluyor diye sorguladılar…O güne kadar sorunsuz olan,başarı belgeleri getiren bana neler olmuştu…Ne yaptığımı,ne dediğimi anımsamıyorum bile,tek derdim cebiri bildiğimi anlamamalarıydı,heyecandan perişan olmuştum…Çare yok kabullendiler “aman iyi çalış,sınıfını geç” dediler..
Son aşamaya gelmiştim “kütüphaneye gidebilme izni” …nasıl alacaktım? “Evde ders çalışamadığımı,dikkatimin dağıldığını,kütüphaneye gidersem sessiz ortamda verimli çalışabileceğimi,hem orada bana göz kulak olacak ablamında olduğunu” bildirdim aileme…Abartarak “okulda kurs açıldığını,ona da gitmem gerektiğini söyledim”…Hepsini onayladılar…Seviçten ne yaptığımı bilemez durumdaydım…Bütün izinlerim tamamdı…Planım başarıya ulaşmıştı ama …yalan söylediğim için içim içimi yiyordu…Kesinlikle taşıyamıyordum bu yükü…Evden bir büyüğümün bilmesi gerekti…Ablama söyledim,rahatlayacağımı sandım…ama o bütün yaz isteklerini yaptırmak için Demokles’in kılıcı gibi başımda salladı durdu bu sırrı…
Artık ben de giyinip,iki kitabımı sol koluma koyuyor ve kütüphaneye ders çalışmaya gidiyordum…(ve orada eşimle tanıştım ama “çıkmaya” başlamadık…taa ki üniversite yıllarına dek…)Orada da ablamın peşinde dolanıyordum…iki üç arkadaşıyla konuşurken yanlarında bitiveriyordum,o ise yakınıyordu bu durumdan ve peşinde dolanırsam,sırrımı açıklayacağını söylüyordu…Açmaza düşmüştüm…Okulda kursa gittiğimde de öğretmen tahtaya soruyu yazıyor,çözerken anlatamıyordu bizlerin anlayacağı gibi,dayanamıyor parmak kaldırıp,arkadaşlarımın anlayacağı gibi ben yazıyordum.Kursun sonuna doğru ders veren taraf olmuştum neredeyse.Bir gün kurs öğretmeni yanına çağırdı “sen nasıl bu dersten geçemedin,gayet güzel biliyorsun”dedi.Ne dediğimi anımsamıyorum ama herkese söyleyecek diye ödüm kopmuştu…
Planımı uygulamıştım ama bana getirisi bir dolu düş kırıklığı olmuştu…Yazılı sınavda cebirden on alarak geçtim,biliyordum zaten öyle olacağını ama bir düşün, sonra ne diyecekler…Doğal olarak “Fulton” yanına çağırdı,neden dönem içinde boş kağıt verdiğimi sordu…Lise sonda yine o geldi cebir geometri derslerine…Sürekli tahtada çözdürdü durdu…hepsini doğru yaptım bu kez…Doğrudan da geçtim…son bitirme sınavlarını da…Bir kez ağzım yanmıştı sütten,yoğurdu üfleyerek yedim…
Sonrasında ablamın annemlere söyleyip söylemediğini bile araştırmadım…Tek bildiğim böylesi durumların bana göre olmadığıydı… gerçekten çok huzursuz olmuştum…Yapım gereği “açık ve net olan” dışında hiç bir şeye kalkışmamalıydım… Bu bana ders oldu…
İnsanlar her durumda bir yol bulabiliyor…Çocuklarımızın yetişme çağında ne kadar dikkatli olmamız gerekiyor.Yalnız çocuklar değil,eşlerimiz ve hatta bizlerin yaşamımızda dahi “doz” ne kadar önemli…hem sıkmayacak derecede olmalı… hem de çok denetimsiz olmayacak derecede…Başarabilene ne mutlu….
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 109, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Ocak 6th, 2008 at 22:49
Fatoş hanım merhaba,
Yine güzel anlatı üslubunuzla kaleme aldığınız, tarihte kalan bir anınızı zevkle
okudum. Sanıyorum aynı kuşağın bireyleri olarak, anılarınızda geçen olayların
yabancısı değilim. O yüzden geçmişte kalanlar, yer ve tarih olarak farklılık
göstersede, yaşanılanlar genelde biribirlerine benzer olaylar. Zaten, konunun
sıcaklığı da buradan kaynaklanıyor. Yazınızla, unutulmaya yüz tutmuş kimi
anılarımı tekrar hatırlamya vesile oldunuz teşekkür ederim.
İyi akşamlar.
Ocak 6th, 2008 at 23:18
Sağolunuz “tatlar” …Yorumunuz öylesi hoş ki…geçmişte yaşadıklarınızı size anımsatabildiğimi söylediğiniz duygularınızı ben de yorumu okurken yaşadım…Benden de size çook teşekkürler…
Ocak 10th, 2008 at 01:38
Merhaba,
gerçekten güzel bir hikaye olmuş. sitemde sizinle ilgili ufak bir tanıtım yaptım umarım beğenirsiniz.
http://www.leothemaster.net/fa.....-3709.html
tşk
Ocak 11th, 2008 at 00:16
Yorumunuz için sağolunuz “LeoTheMaster”…Sitenizde tanıtımımı gördüm…Teşekkürlerimle…