İstanbul’um yine yordun bugün beni…Çok ama çok seviyorum seni ama öyle büyüdün ve kalabalıklaştın ki en sevdiğim yerlerinde de dolaşsam…gideceğim yere varana dek ve dönüşüm süreçleri sancılı…
Sözleştik ablamla geceden…ertesi gün Kapalıçarşı’ya “biz geldik” diyeceğiz …Kollarını açıp bekler gibi bir hali yok bizleri, gördük ki…kurtulmaya çalışıyor yoğunluğundan…
Kadıköy, bilindik kalabalığını ağırlığıyordu gün ortasında bile…Şöyle bir dolanıyor,işimizi bitirip vapur iskelesine [...]
Okul yıllarında yaşananlar, acı da çağrıştırsa mutlulukla da anılsa her biri değerli bir hazine…Geriye dönüp anımsadığımızda kimi hüzünle karışık bir iç çekişle geçiştirilir, kimi buruk bir gülümseme ile … kimi de kahkahalarla güldürür bizleri…Bir de ben yapmadım :) ama yakınlarımın “askerlik anıları” kısa dönem bile gitmiş olsalar…o ne bitmek tükenmek bilmeyen öykülerdir öyle…Eh! yapan bilir demişler…
Ortaokul [...]
Gerçek(!) bir sanat eseri…Gerçek(!) bir heykel… :)) yazısının devamını okuyun
Ablam evlenip eniştemin üniversitedeki görevi nedeniyle Ankara’ya gitmek durumunda kalınca çok üzülmüştüm…Kolay değildi hem ablamın yokluğuna hem de uzaklara gidişine alışmak…Kendimi düşünüyormuşum o sırada…oysa ablam doğduğu yerden ve bizlerden ayrılmıştı,neler yaşamıştı kimbilir,içinde…Çok sonra ben de evlenip bırakınca baba evini…düşünebilmiştim ancak…Şimdiki gibi kolay değildi iletişim kurmak…Sınırlı sayıda evlerde telefon vardı ya da postaneye gider adınızı yazdırır,bağlantı [...]
“Mektup”larımız vardı eskiden… ve dağıtan “Postacı amca”mız yazısının devamını okuyun
Şemsi Paşa Kütüphanesine gittiğim gün yeni kitapların gelmiş olduğunu görmüştüm.Görevliden izin alarak kitaplara bir göz attım ki üye olduğumda hangilerini öncelikle almam gerek diye not almak için…Akdoğan Özkan’ın “Türkiye’de ölmeden önce yapmanız gereken 101 şey” adlı kitabını gördüm…Selahattin Duman’ın Vatan Gazetesinde 25.11.2007 tarihli yazısında Stephan Farting’in “Ölmeden önce görmeniz gereken 1001 resim” adındaki kitap hakkında [...]
“Ölmeden önce yapılacak 101 şey”demişlerdi…ekledim… yazısının devamını okuyun
Bugün… gelen iletilerime baktığımda bir yorumla karşılaştım.Uzun,çok güzel içerikli ve “tokat” gibi… Beni çok düşündürdü ve geriye dönük yaşadığım,iç çatışmalarıma neden olan…buzdağının görünen kısmını dahi yok etmeye çalıştığım duygularımı…bir kez daha gözden geçirterek sizlerle paylaştırırıyor…Yorumun…noktasına,virgülüne dokunmadan ana sayfaya taşıdım…
Berfin Hanımı hiç tanımıyorum.Yorumunu…”kendimi tanıttığım” yazımdan yola çıkarak yapmış olduğunu yazıyor.Ben de… kendi kendime yaptığım sessiz sorgulamamdan ve hatta son yazılarıma bile aksedecek [...]
“ANNE”…Bir Anne…den Berfin hanıma… yazısının devamını okuyun
Sevgili Fato Anneye
Siz saygıdeğer anne Şemsipaşa Kütüphanesi ile ilgili yazdığınız yazı dikkate değer
ben o kütüphaneye 1985 yılında gitmiştim. Bir daha gitmek kısmet olmadı.
Kendinizi tanıtan sözlerinizden ” Üniversiteyi bitirdim. Çocuklarım olunca çalışmayı
bıraktım. İş, kariyer orada kaldığı gibi yıllardır ev işleri, çocuk derken bedavaya
koşturdum ve varlığım dahi hissedilmedi…” sözleriniz beni çok düşündürdü. Siz bu
kadar Kültürlü ve Eğitimli [...]
“ANNE”…Sevgili Berfin’den düşündürücü bir yorum… yazısının devamını okuyun
Geç yattım,geç kalktım…günü ortasında yakaladım…Güneşle randevulaştım,yola çıktım…Bir özel,iki devlet hastanesinin önünden geçtim.Özel hastanenin önü araba dolu,bekleyenler azınlıkta,belli ki “cafe”sindeler binanın…İlk devlet hastanesinin köşesinde bir genç kadın el örgüsü bir şeyler satma peşinde…diğerinin yoğun bakım önü…bir dolu insan.kiminin elinde elinde sigara,kiminin telefon…kimi her ikisiyle…bekleşiyor…
Araçtan iniyorum…sahilde balık kokusu,sosis ve tost kokuları birbirine karışmış…Öğle vakti…karnını doyurma çabasında insanlar…Kimi [...]
Dün sabah arkadaşımdan bir e-posta iletisi aldım;”Sabah uyandığında, sabah güneşi için teşekkür et,sahip olduğun hayatın için…Hayatta olmanın sevinci için teşekkür et,teşekkür etmen için bir neden bulamıyorsan,sorun sendedir.Kızılderili atasözü” yazıyordu ve sonuna ” :( ” işareti koymuştu arkadaşım…bence öyle haklı ki bu işareti koymakta…Yaşamakta olduğumuz şu düzen içinde yerden göğe kadar hem de…İzlediğim kadar çoğu kimse [...]
Ya Rab!…şu çıkarlar uğruna ne güneşler batıyor… yazısının devamını okuyun
El yapımı ürünlere ne kadar çok değer verilir,özellikle lüks mağazalarda, bu ürünlerin etiketinde “hand made” yazar ve oldukça yüksek bir fiyatı yazılıdır.Severim bu tarz el emeklerine bakmayı ve incelemeyi…kendim yapmayı başarabilmek adına…
Evimize az uzaklıkta; aralarında bir başka dükkanın olduğu,iki kadın tarafından işletilen yüncü ve çeşitli baharat,organik ürünlerin satıldığı iki dükkan var…bir pasaj içinde…Bu dükkanlarda ilgimi [...]
“Hand made”…ve bir alışveriş öyküsü… yazısının devamını okuyun
Hep yapmak istediğim ,nedense ertelediğim bu olayı bugün gerçekleştirebildim.Aslında Üsküdar’da gezinmeyi, labirentte yiyecek arayan fare örneği dolaşmaya benzetiyorum. Şemsi Paşa’dan iskeleye gidebilmek için de aynı labirentin içinde giden ve gelen insan kalabalığı ile yoğun bir şekilde yaşıyorsunuz bu duyguyu…Tüp geçit yapımı nedeniyle hemen hemen iki metreye varan iki yanlı metal çevrili boğucu yükseltiler başkaca bir [...]
Şemsi Paşa Kütüphanesi’ne yıllar sonra uğrayış… yazısının devamını okuyun

