Yeni yıla girerken yanınızda kimin ya da kimlerin olmasını ve nerede olmayı istiyorsanız orada olmanızı, tüm yaşamınız süresince sağlıklı, huzurlu bir yaşam ve yapmak istediklerinizi gerçekleştirebilmenizi dilerim…
Bugün mutfakta yemek yerken TV kumandasının tuşuna bastım ve karşıma Sezen Aksu çıktı,çok sevdiğim “Gidemem” şarkısını söylüyordu…Kanal D’de Güneri Cıvaoğlu’nun Şeffaf Oda programında,ortalarında yakalamışım…”Çok isterdim bir ömür boyu süren birlikteliğim olsun,kadın erkek çekişmelerine yenik düştüm,üzgünüm.”dedi ve şarkısını söyledi.”Ben bu yüzden hiç kimseden gitmem gidemem,unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir,acının insana kattığı değeri bilirim küsemem”,”ama fazla da üzülme,hayat bitiyor bir gün,ayrılıktan kaçılmıyor,hem çok zor hem de çok kısa bir macera ömür,ömür imtihanla geçiyor” dahası değil bu kadarı bile bana yetiyor…ve ardından “Bir gün daha yaşandı ve bitti,küçücük sevinçleri ve küçücük kederleriyle,her hangi bir gündü çok önemli değildi”,”bilirim herkes payına düşeni yaşar,ve her yeni günle değişir hep bir şeyler,sende kendi payına bir hatıra seç,ne olur o ben olayım,beni unutma”…da öyle…
Bugün de bir yaş küçüğüm bir kadın…Sezen Aksu…neredeyse tüm yaşamını şarkılarla anlatmış bizlere…bir yaşam öyküsü gibi şarkılarının toplamı…Çok güzel geliyor arka arkaya söylediği şarkılar,dalıp gidiyorum,gidebildiğim yerlere dek…Tam o sırada reklamlar giriyor,başka kanala geçiyorum,TRT 1 denk geliyor,”güvercinlerin yaşamı” anlatılıyor.Yumurta kırılıyor,bir yavru çıkıyor,ana baba güvercinler birlikte büyütüyorlar.Ana ve baba güvercin yavru doğar doğmaz “güvercin sütü” salgılamaya başlıyor ve yavrularını her ikisi bu sütle besliyor,hep benzettiğimiz”sofrada bir kuş sütü eksik”dediğimiz…Burada da bir yaşam sürüyor…ne ilginç,nerelere dalıp gitmişken,neler düşünürken,bu çıkıyor karşıma…başka bir yaşam öyküsü…”Var” diyor bana…”varolan her canlıya bu savaşım”…ne olursan ol…
Yine Sezen Aksu’ya dönüyorum.”Yazdığım şarkılardan matrak olanlarını; leblebi,çekirdek diye nitelendiririm,gülelim diye yazarım” diyor.Benim canım sıkıldığımda okuduğum;leblebi,çekirdek örneği kitaplarımla benzeştiriyorum.”Çakkıdı” yı söylemeye başlıyor ve köpeği “Cano”yu çağırıyor,oynaması için.Şalını atıyor Cano’ya …Cano’da şalla dans edip,oynuyor.Çook şeker bir program finali..
Bir yerlerde birileri bir şeyler yaşıyor,herkes kendi yazgısını…önemli olan yaşanılanların arasına bir takım hoşluklar katarak,kendini gülümsetmeyi başarabilmek…
Yüzümüzden gülümseme,yüreğimizden sevgi eksik olmasın…
Yeni yılımız kutlu olsun…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 143, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Ocak 2nd, 2008 at 22:04
Sezen Aksu söylenecek çok şey var aslında ne sizin blogunuz ne de bir başkasının/başkalarının blogu yeter onu anlatmaya. Farklı bir tat ile Sezen Aksu anlatımınız için teşekkürler. Yeni yılın size sağlık ve mutluluk, blogunuzada başarı getimesini dilerim.
Ocak 2nd, 2008 at 23:22
Haklısınız Sezen Aksu bir “ekol” oldu ve biz onu benimsedik…anlatmakla bitmez…dinleriz…bazen hüzünlenir…bazen neşeleniriz… O söylerken…yaşarız birlikte…Olumlu yorumunuz,ayrıca blogum ve yeni yıl için yazdığınız güzel dileklerinize “hepimiz için geçerli olsun” diyerek,teşekkürler ediyorum…