24 Aralık, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Kurban bayramı için yazdığım yazı yok olunca babaannemle ilgili anılarımdan bir bölüm yok oldu…oysaki öğütleriyle,çekişmeleriyle…yitirene dek neler yaşadık biz o sevgiliyle…

Babaanneciğim(nurlar içinde yatsın) İstiklal Savaşımızda dedemi ve onun tam altı kardeşini yitirmiş…tam yirmialtı yaşındayken…  babam beş,amcam iki yaşında babasız kalmış ve  bir daha hiç evlenmemiş…buna karşın çocuklarının eğitimlerini aksatmamış.Babam polis kolejini bitirmiş,amcamsa orman fakültesini…biri polis diğeri orman mühendisi olmuş…O devirde ve yalnız bir kadın olarak kutlanması gereken biri bence…

Babaannem için kurban bayramı özeldi…koyun almak,etlerle uğraşmak,dağıtımı bir törendi…Koyun almaya ve kesim işine beni hiç katmadılar,onca savaşımıma karşın,yalnızca dağıtım işinde olabildim…Yine de deri yüzme işinde babama yardım edebildim,az da olsa… kardeşim büyüyene dek…

İstanbul,Üsküdar’da doğdum,büyüdüm,evlendim ve şu an da çok uzak değilim…Caddeye yakın bahçeli bir evimiz vardı.Koyun alınınca bahçeye bağlarlar ve orada bir ya da iki gün beslerdik.Bahçede kümes içinde tavuklarımız bile vardı.Koyun gelince beni bahçeden almak çok zordu,onların gözlerinin içine bakar ve kesileceklerini biliyorlar mı diye üzülürdüm…Beslemek uğruna tos bile yemiştim ve de çiçek koparıp yedirmeye çalıştığım içinse kızmışlardı…

Babaannemin kurban etiyle pişirdiği yemeklere elimizi bile sürmemek biz kardeşlerin ortak alınmış kararıydı…koyunla tanıştık diye sanırım…Şimdi düşünüyorum da eğer vejetaryen değilseniz bu karşı gelme nedendir.Hijyen konusuna dikkat edilerek ve onaylanmış kesim kuralları geçerli olarak yapılanlar neden bu kadar tepki topluyor.Bu bizim geleneğimiz,dinimizin vecibesi…Neden İspanyolların boğa güreşlerine bir hipodrom dolusu insan gidiyor ve boğanın ölüm şekli ne acı…bir zevk uğruna üstelik…bir de alkış ve gururlu selam…Ben keserim diye ortaya çıkıp hayvancağızı telef edenlere,pisliklerini toparlamayıp çöp bidonlarının sağında solunda atılmış şekilde bırakanlara da aynı olumsuz duyguları besliyorum.

Geleneklerime bağlı biriyim ve eskileri özlemle anıyorum…Ne yazık ki çıkarcılığın,bencilliğin,adam sendeciliğin,sevgisizlik ve saygısızlığın gitgide yerleşik bir duruma gelmesi beni üzüyor.Aynı apartmanda oturan insanlar merdivende,asansörde bile selamlaşmıyor.Çocukluğumdan bu yana asırlar geçmiş gibi ne çabuk tüketiyoruz iyi olan şeyleri… 

Babaanneciğimi üzdüğümüz için şimdi ben üzüntü duyuyorum.Atasözleri eskiden babannemde olduğu gibi şimdi benim dilimde ve ne kadar doğru olduğunu anlıyorum, oysaki okul yıllarında anlamını çözmemiz gereken bir ödevdi.Yaşıyoruz,öğreniyoruz ki gelişelim…ve herkes için geçerli olsun dilerim…

Sevgi ve saygılarımla…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 22, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın