R.Şanal’ın Kuantum Olumlama ve Yılmaz Karakoyunlu’nun Salkım Hanımın Taneleri(doğum günümde küçük oğlumun ve kızımın armağanı) adlı kitaplarını okuyorum…dedim ya ruhumun hal ve gidişine göre birkaç kitap birden okurum diye…
Kuantum olumlama’da “sınır koymak” bölümünü okurken,kendimi bildim bileli uyguladığım ve kitapta doğru olduğunu söylediği şu yazı ilginç geldi: {Saygı görmem için,başkalarına hoş görünmem gerekmez.Tam tersine,yapmam gerektiğine inandığım şeyleri yaparım.Çünkü benim en büyük görevim,kendi haklarıma sahip çıkmak ve başkalarının haklarına saygı duymaktır.Bu hakkı en iyi şekilde kullanırken,beni yönlendirmeye ve isteğimin,çıkarlarımın dışında bunları kullanmaya niyetlenen kişilere “hayır” demek,insanlık onuruma sahip çıkmaktır aslında…}…54(ellidört)yaşındayım;uyguladığım ve doğruluğu yazılarak kanıtlanmış olan bu hareketlerim nedense ya burcuma(hak arıyorum ya,terazi) ya da dikkafalı oluşuma,asiliğime verildi.Şöyle bir alıntı daha yapacağım { “hayır” dediğimde sınırlarımı belirlemiş oluyorum ve sınırı belli olmayan hiçbir şey”belli”değildir ve sınır sevgidir.}
Bizlerin; birbirimizi anlamak,sevmek,saygı duymak için çok okumamız,öğrenmemiz gerektiğine inanıyorum.Kendini geliştirmenin yolu öğrenmeden geçer diye düşünüyorum.Öğrenmeden neyi geliştireceğiz ki…
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 25, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın