22 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Yeryüzündeki her derdin çaresi ya vardır ya yoktur,
eğer varsa bulmaya çalış,
eğer yoksa önem verme hiç.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 11, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Dertler yazısının devamını okuyun

22 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Mutluluğa giden tek bir yol vardır, o da irademizin gücünden üstün olan şeylere
 üzülmekten vazgeçmektir.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 13, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Mutluluk yazısının devamını okuyun

22 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Söğüt  gibi  eğilin, meşe  gibi  mukavemet etmeyin.
Zorunlu şeylerle işbirliği yapınız.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 15, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Hayat mücadelesi yazısının devamını okuyun

22 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

“Ayakkabım yok” diye sıkılırken , sokakta  ayaksız bir adam  gördüm. Düşün , şükret.

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 12, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Düşün,şükret yazısının devamını okuyun

21 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

National Geographic dünyayı ayağıma getiriyor. Bizzat yaşayan olup; nehirlerin, ormanların, çöllerin, kutupların gidilen her yerin içine giriyor ve yaşıyorum. Program bitiminde yorgun ve mutlu olabiliyorum.
Önerilir

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 18, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sanal Gezinti yazısının devamını okuyun

21 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Shoping TV bana bebeklerin ninnisi gibi geliyor. Açıp, kafamı yastığa koyar koymaz mutlu (!) bir uykuya dalıyorum. Sesi kulağımda, rüyamda habire alışveriş yapıyorum.
Sanırım psikolojik vaka; alışverişi sevip yapamamanın verdiği sıkıntıyı atarak rüyada deşarj olma durumu.
Denedim, hemen her seferinde başarı

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 14, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Sanal alışveriş yazısının devamını okuyun

21 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Ablam anneme takside “gözümün arkası ağrıyor”demiş. Şoför eğilip, eğilip bakmış ve “abla gözün arkası olur mu? Gözükmüyor, o başındır” diye tutturmuş.
O gün semt pazarı kurulu olduğundan ablam şoföre “pazarın alt sokağından gidelim” demiş. “Abla pazarın altında sokak olur mu? Caddeden gidelim” diye tutturmuş.
Türkçeden mi?? Şoförden mi?? Kim kimle dalga geçti??

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 [...]

Taksi anısı-2 yazısının devamını okuyun

21 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Ablamla Kadıköy’den taksiyle eve dönerken, tren alt geçidine bir beton kamyonunun sıkışmış olduğunu gördük. Şoför kurtarma yolunu hemen buldu: “şimdi tren köprüsünü yukarı iterler ve kamyonu kurtarırlar”. Bizim şaşkın bakışlarımızı görünce “yok canım köprü nasıl kalksın, kamyonun lastiklerini patlatırlar” şeklinde ikinci süper çözümünü üretti.
Tabii yorum yapamadık ve iner inmez doyasıya güldük.

Bu yazı toplamda (10 Aralık [...]

Taksi anısı-1 yazısının devamını okuyun