28 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Her ne kadar serbest atış diye başlık atsam da öyle kolay değilmiş çalakalem yazmak…Kesinlikle sansürlüyormuşsunuz içinizden geçenleri…Buna da alışacağızdır  :)  yavaş yavaş…

Canım birşeye sıkıldığı ya da üzüldüğüm zaman hemen kağıda kaleme sarılır yazarım da yazarım.Sanırım “kol kırılır,yen içinde kalır” , ” iki kişinin bildiğini,yer de bilir” diye diye içime işletmişler.

Ara sıra kimini sakladığım o yazıları okuyorum.İçim acıyor…uçup giden gençliğime…

Bir insan bu kadar mı acımaz kendine,yok sayar kendini…ne uğruna…Gün gelecek herkes kendi yolunu çizecek.Doğal olanı bu,doğrusu da bu.Tamam mantığım da böyle diyorsa… benim niçin hala içimin acısı dinmek bilmiyor???  :(

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 10, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Yorum yapın