29 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

“Mutlu yıllar bana”… Bugün doğum günüm…
Saat 00.00 olduğunda büyük oğlum kutladı.Sabah eşimin telefonuyla uyandım,kutluyordu.Sırayla Ankara’daki kardeşim ve ablam,yazlık arkadaşım, küçük oğlum  ve son olarak küçük ablam aradı kutlamak için…Ağzım kulaklarımda…
Neymiş efendim;”kaç yaşında olursan ol,ne kadar önemsemiyormuş gibi davranırsan davran,içten içe bir beklentin oluyormuş”.Anımsanmak güzel şeymiş…

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 260, bugün ise 0 [...]

Doğum günüm yazısının devamını okuyun

28 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Üniversitede okurken bile, babamın(nur içinde yatsın) kesin kuralı vardı; “erkek arkadaşın olmayacak,yan yana görmeyeceğim,yoksa okuldan alırım” diye.Evet İstanbul’da doğmuş,büyümüştüm ama kural kuraldı veee erkek arkadaşım vardı.
Babam görürse diye tir tir titrerdik korkudan buluştuğumuzda (şimdi “buluşmanın adı da çıkmak olmuş” ya,nereye çıkıyorsun,bal gibi buluşuyorsun… neyse)….ne günlerdi… bir heyecan,mutluluk olurdu ve  ilişkiler,arkadaşlıklar…günümüzdeki  kadar ucuz (!)değildi , bu kadar kolay [...]

Evlendik,mutluyuz yazısının devamını okuyun

28 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Bugün kitaplarıma raflarda düzen getirmek üzere işe giriştim.Önem sırasına göre koyayım diyorum,hiçbirine kıyamıyorum ki arka sıraya koyayım.Bir onu öne geçiriyorum bir ötekini…
Hepsi o kadar değerli ki benim için.
İki ,üç kitap birden okurum.O gün ruh halim nasılsa ona göre kitap seçerim.Leblebi,çekirdek dediğim okuması kolay olan kitaplarımı canımın sıkkın olduğu günler okurum ki içim açılsın,rahatlayayım.Edebi eserleri ya [...]

Kitaplarım ve ben yazısının devamını okuyun

28 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Gazetelere,haberlere bakıyorum da ilişkiler çook ucuzlamış.Sanırım anneler ve çocukları arasındaki uçurumlar da.Ama anne olanlar,özellikle de kız çocuğu olanlar yavaş yavaş endişelerini dile getiriyorlar.
Annelik bu, hiçbirşeye benzemez.Yaşarken öğrenilir.
Babaanneciğim (nurlar içinde yatsın) radyonun sesini yükselttiğimizde (eee… biz  radyoyla  büyüdük) kızardı.Kendi kendime  söz vermiştim “çocuklarıma hiç karışmayacak hatta onlarla dinledikleri müziği istedikleri volümde dinleyecektim“.Ne yazık ki sözümü tutamadım.

Bu [...]

Serbest atış-2 yazısının devamını okuyun

28 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Her ne kadar serbest atış diye başlık atsam da öyle kolay değilmiş çalakalem yazmak…Kesinlikle sansürlüyormuşsunuz içinizden geçenleri…Buna da alışacağızdır  :)  yavaş yavaş…
Canım birşeye sıkıldığı ya da üzüldüğüm zaman hemen kağıda kaleme sarılır yazarım da yazarım.Sanırım “kol kırılır,yen içinde kalır” , ” iki kişinin bildiğini,yer de bilir” diye diye içime işletmişler.
Ara sıra kimini sakladığım o yazıları okuyorum.İçim [...]

Serbest atış ;) yazısının devamını okuyun

24 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Bugün TRT 1 TV de Evlilik Kurumu gündeme getirildi…dolasıyla kadın-erkek ilişkileri…Aslında geçen yıldan beri Ademler ve Havvaların karşılıklı sorunları çözülemedi…dünya varolduğu sürece çözüleceğini de sanmıyorum
Geçen yıl Adem Adem’dir,Havva da Havva.Öyle kabul edilebildiği an sorun biter diye bir sonuç çıkarmıştım.
Evliliğimin 16. yılında Prof.DR.Kurban Özuğurlu ‘nun(doçentlik tezi olan) Evlilik Raporu kitabını okumuştum.Başında” kadın haklarının [...]

Evlilik Raporu yazısının devamını okuyun

24 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Geçen gün TRT 2 TV de tövbe ve istiğfar konusuna değinildi.
İstiğfar: Affedilmeyi istemek.
Bu nedenle hem kendimizin hem de başkasının affedilmesini isteyebiliriz Yüce Allah ‘tan.
Tövbe: Hata yaptığını kabul ederek,bir daha yapmamayı istemek.
Hatamızı bizim kabullenmemiz gerektiğinden sadece kendimiz için tövbe ederiz Yüce Allah‘a.
Bana aydınlatıcı bir bilgi oldu ve paylaşmak istedim.
Geleceğe dair daima ümitle yönelmeli .Çünkü “ümit [...]

Tövbe,ümit yazısının devamını okuyun

24 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Küçük oğlumun eşi de benim gibi okumayı çok seviyor.Birbirimize kitap öneriyor ve okuduklarımızı paylaşıyoruz.
Geçen hafta Neval El Seddavi‘nin Sıfır Noktasındaki Kadın kitabını verdim.Bir solukta okuduğunu söyleyerek geri getirdi.
Kitaba yeniden şöyle bir göz gezdirdim;15 Şubat 1988 tarihi ve imzam (Adetimdir aldığım kitabın ilk sayfasına tarih atıp, imzalamak).Tam 35 yaşındaymışım..Müthiş duygulanarak,içim sızlayarak defalarca okumuştum.
Kitap okurken o büyülü [...]

Sıfır noktasındaki kadın yazısının devamını okuyun

23 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Kimim ben?
Eğer hayatı ciddiye alıyorsan bu soru yaşamın boyunca bırakmaz yakanı.
Hiçbir yaşam dümdüz ve başarılarla dolu geçip gitmez.
Hermann Hesse şöyle diyor:”Benim görevim başkalarına, nesnel anlamda en iyiyi vermek değil, kendimce en iyi olanı ,olduğu gibi ve dürüstçe vermektir.”

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 23, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kimim ben? yazısının devamını okuyun

22 Eylül, 2007 tarihinde fatosh yazmış

Hayat sabrın sınandığı bir oyundur.
Biz bu oyunda joker olarak doğarız.Ama büyürken kupa oluruz,karo oluruz,sinek oluruz veya pik oluruz.
Bu yine de jokerin tamamen yokolup gittiği anlamına gelmez. Jostein Gaarder

Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 42, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Kendini anlamak yazısının devamını okuyun