
foto:Fatma Çetin
Dolunay ve yazlık… Beklediğim… Bu durumda “yol göründü falımda”… Demem o ki gidiyorum…
Oralarda sebze, meyve yokmuş gibi semt pazarımızın kurulduğu bugün bir dolu alışveriş yaptım. Oysa kapının önünden, belli saatlerde kamyon ya da kamyonetlerle geçiyorlar. Eskiden çevredeki tarlalardan gelirlerdi. Taze ve henüz yaprakları, çiçekleri üstünde olurdu sebzelerin. Süt ve yumurta da getirirdi, babası ile bir küçük çocuk. Ünlendiler mi biz sıraya dizilir, alırdık. Şimdilerde yok öyle bir şey. Hatta geçen sefer az yakındaki bakkala gittiğimde, bana bir magnet verdi üstünde telefon numarası olan… Bisikletli çocuklarla servis yapıyorlarmış. Hatta ve hatta sabah ve öğleden sonra iki kez siteye geliyormuş çocuklar. Tevekkeli değil “zır,zır”, “vonk,vonk” öttürülen bisiklet kornasına benzer sesler duyuyordum, ara ara…
Biraz kalmayı düşünerek çıkıyorum yola. Oradan izlenimler aktarmak dileğim. Keşfe çıkacağım, niyet bu. Ama şöyle bir düşününce, kendime gülmeden Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 7, bugün ise 7 kez görüntülenmiş

foto:Fatma Çetin
Emre Altuğ bu şarkıyı söylediğinde hava nasıldı bilmiyorum ama bugünlerde tam zamanı. Üstelik önümüzdeki günlerde dört derecelik bir artış da bekleniyormuş… “Siesta” gerek…
Geçenlerde ileti ile bir fotoğraf geldi, kamyonetin arkasını naylon branda gibi bir şeyle kaplayıp, su doldurmuşlar. İçinde de iki yiğit serinlemekte. Akıllıdır, yurdum insanı. Müthiş buluşların mucidi… Ben de daha ileri gidip bu uygulamanın yaygınlaştırılmasını ve olası ise iki sokak aralıklarla, köşebaşlarına kurulmasını önereceğim. Hiç değilse insanlar işlerini görürken arada bir batar, çıkar serinlerler.
Bir fikrim daha geldi… Ege yollarında denk gelmiştim, ilk kez. Bazı yerlerde kocaman duş başlıklarından sular akıyor. Arabanızla altına giriyorsunuz. Araba serinliyor.İçeride siz de o serinlikten nasibinizi alıyorsunuz. Tabi aşağıya inip,sudan siz de yararlanabilirsiniz. Akıl ederseniz. Pardon, dilerseniz. Şu an aklıma gelen bir görüntü ile yazdım bu son muzırlığı. Camları kapalı, kıpkırmızı olmuş Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 17, bugün ise 6 kez görüntülenmiş

foto:Değer Altunay
Dün dini geleneğimizde üç aylar diye bilinen,Recep, Şaban ve Ramazan aylarına girmiş bulunmaktayız.Bu gece ise Regaib Kandili…
Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun T.C.Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı sitesinde;günümüz koşullarına uygun dile getirdiği mesajın iki paragrafını aşağıya alıntılıyor ve tüm müslüman âleminin Regaib Kandili mübarek olsun diyorum…
“Yüce Dinimiz İslâm, insanın kendisi, çevresi ve Yüce Yaratan ile ilişkilerini sağlıklı şekilde kurabilecek bir bilinç, iç barış ve özgüvene kavuşmasını gaye edinmiş; dünya ve ahiret, madde ve mana dengesi ile iman, akıl, düşünce, duygu ve bilginin ahenkli birlikteliğine büyük bir önem vermiştir. Ancak üzülerek ifade edelim ki, bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir ilerleme kaydettiği günümüz dünyasında ferdi ve ailevi mutluluğumuzu, Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 28, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

foto:Değer Altunay
Sevgili şirinem mim göndermiş bana.O da sorulan sorulara yanıt vermek şeklinde oluyor.Kanımca kişileri biraz daha iyi tanıyabilmeyi hedefliyor ve belki de biraz canlılık getirmek ortama…Çünkü bu aralar benim gereksinimim var…O nedenle böyle yorumlamış olabilirim de.Sağ olasın şirinem…Yazmak için neden oldun…
Sanki çeçe sineği soktu…Yok öyle de diyemem,uyku ile barışık değilim ama inanılmaz bir rehavet içindeyim… Kadıköy’e gittim bugün,sabah erkenden ki öğle sıcağına kalmayayım…Olmadı ve ben eriyip,asfalta karışacağımı falan düşünmeye başladım…Öyle bir sıcak…
Aldığınız pet sular bile yeterince soğumamış oluyor,sürekli tüketildiğinden. Doğal olarak bittiğinde elde taşınmak istenmiyor ve ne yazık ki çoğu kez ortalarda gezinen bir dolu boşlar bu nedenle oluşuyor.Sözüm çöp kutusu bulup atmayanlara…Biter bitmez olduğu yere fırlatanlara…
Minübüsle Kadıköy’e inerken üç kişilik boş yere oturmuş iki delikanlı vardı.Aralarına oturmaktansa bir tanesine yan tarafa doğru geçmesini işaret ettim…İşaret ettim çünkü kulaklarında kulaklık takılıydı,müzik dinliyordu…Omuzu geniş,kaykılıp oturmuş fedai Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 33, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

foto:Değer Altunay
Yazım tarihinden gözümü kaçırıyorum, kaçıramıyorum… Allah’ım haziranın yirmiikisine gelmişiz ve son olarak onaltısını gösteriyor,düne bugüne merhaba demişliğim…Nasıl yaniii??? Oldum!!!
Öğrencilik zor zanaat…Yaş “acıcık” ilerideyse…Daha da zormuş…İyi de haziran sonuna geldik ve daha da gelin diyor,öğretmenlerimiz…O zaman işler karmaşıklaşıyor böyle…Âniden kaçış planları giriyor devreye…
Hafta başından beridir,yazlığa gitme düşünceleri tasarlanıyordu ve hatta düşüncelerimin odağıydı da diyebiliriz… Şimdi günler uzayınca kalmak adına,gidecek eşyalar da artıveriyor…”Çantamı aldım,çıktım yola” olmuyor, tarafımca…Bir de nedense tüm iş ve koşuşturmacalar,gidilecek Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 20, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

foto:Değer Altunay
İlk merhaba sevgili siteme…Bana sitem etmesin diye…Arada bir göz atmama karşın,elim değip de yazamamanın üzüntüsünü ona nasıl anlatsam ki öyle de birikmişken paylaşacaklarım…Özürü kabahatinden büyük dese de yeridir…Yaz sıcağının o mahmur tembelliği mi desem? Bilgisayarın başına oturup da başka ilgilere mi kaydım desem?
İkisi de gerçek ve yaşamın içinden de bir sebep olabilir…Yine de ben taa Ankara’lara dek gittim ve yine de oralardan yetiştiydim…Üzgünüm güncem… Nazar!!! Nazar!!!
Geçen hafta gittiğimiz Feshane’nin ardından gelen cuma günü Osmanlıca kursuna gittim.Hava gerçekten boğucuydu ve sınıf da öyle.Biz yine okuduk, dersimizi öğrendik ama çoğunlukla da Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 26, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

foto:Fatma Çetin
Osmanlıca hocamız “Çarşamba günü saat 14.00 de Feshane ‘de Osmanlıca semineri var.” diye haber iletince, aynı gün Hüsn-i hat kursum olduğu için hocamızdan izin aldım.Ablam da Feshane’deki sergiyi gezmek istediği için dün onunla yola koyulduk.Üsküdar’dan Eyüp’e giden vapur saatte bir ve buçuklardaymış.Önceden öğrenmemenin cezasını ayaklarımız ve bu sıcakta bizler çektik.On dakikalık gecikmeyle vapuru kaçırdık.İki araçla gittik Feshane’ye.
Saat de tam denk geldi ve ben doğruca seminere girdim.Kağıtlar dağıtıldı.Bir hoca önce bu kağıtlardaki yazıları okudu ve açıklamasını getirdi.Notlar aldım.İlki Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Odası’nın girişindeki kapının,2. mahmut Dönemi’nde yazılmış yazılarıydı.Ardından da Süleymaniye Haziresi’nden alınmış üç mezartaşı örneğinin renkli Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 32, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

foto:Alihan Çetin
Cuma sabahı yazlık can arkadaşlarımdan biri aradı “Yarın yazlığa gideceğim,gelir misin?”…İçim gitti ama o öğleye doğru gidecek, ablamın sergi açılışı ve kokteyli saat 17.00 de…”Sen git,ayarlayabilirsem beni indiğim yerden alırsınız.” dedim.Çok geç vakitte ancak varabilirim, çünkü.
Cumartesi günü öğleye doğru,oğlumla Sultanahmet’e gittik.Bir can dostla buluşacağız.Kızım da oraya gelecek. Toplaşıp,sergiye gideceğiz. Önce karnımızı doyurduk, Sultanahmet Köftecisi’nde. Ardından kızım yetişti, köfte yemediği için bir çay bahçesine gittik,onun da karnı doydu. Epeyce söyleştik.Artık tok karınlarla açılışa hazırdık.
Zaman çabuk geçiyor sergilerde,anlamıyorsunuz bakınırken.Aklımda da yazlığa gidiş olayı var.Kızım, eşi olan oğlumla buluşacak diye erken ayrılacağını söyledi.Erkeni de 18.30 oldu.Dönüş yolunda yazlık planlarım kafamın içinde şekillenmeye başladı.Arabalı vapurda otobüse yer ayırttım.Hız turu başladı.İnince taksiyle eve gidip,bir iki eşya Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 27, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Eser:Gülsen İkizler foto:Fatma Çetin
“Türk İslâm Eserleri Müzesi Sergi Salonu” Sultanahmet-İstanbul
Sergi Süresi: 6-21 Haziran 2009
Böyle bir davetiyem vardı ve ek olarak Cumartesi,17.00 yazıyordu…”Tanıtım kokteylini onurlandırmanızı dileriz.” yazımıyla.Bu eserler,İslâm Konferansı’na gelenler için de Ankara’dan getirildi ve onların görünümüne de sunuldu…
Ankara gurbet ilinde yaşayan,doğduğu yer İstanbul şehri aşkıyla ayın yarısında burada gördüğümüz ablamın ve arkadaşlarının sergisi bu.Hocaları Memnune Birkan’ın yanısıra otuzyedi kişinin yıllarca uğraşısı sonucunda ortaya çıkarılmış çok değerli eserler.Ablamın büyüteçle çalıştığına kendim tanık oldum.
Bu sergide bulunan Esmâ-ül Hüsna’lar tanınmış hat sanatçıları tarafından yazılmış ve yine yıllardır bu işle uğraşan “Tezhib” sanatçıları tarafından çerçevelenmiş…Görülmeye değer çalışmalar.Eserlerin arasında minyatürle bütünleştirilmiş, Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 53, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

foto:Alihan Çetin
Evimiz yapılırken,otoparkın yeri var,kendi yoktu.Evin arkasında koca bir yeşillik ama yol kenarında park eden arabalar görünümü ile.Yapılınca ne olacak? Bu kez yol kenarları, otoparkı olmayanların sevinçle buldukları boşluğa koyacakları arabalarla yine dolacak.Tek kazanç, apartmanda oturanların artık arabalarını korumaya almış olacakları…Bizim arka bahçe de beton yığınına dönüşecek…Yeşilliklere veda…
Bir haftadır,uğraşıyorlar yapan firma çalışanları.Kenarlardaki güllerimizden yalnızca bir tanesi,yerinden oldu.Meyve ağaçlarının üçünü gölge etsin diye olduğu yerde bırakmışlar.Çardağımız bir köşeye sığındı. Döşerlerken parke taşları hepsi gri renkte ve hapisane avlusu gibiydi.Sonrasında birkaç yere öbek öbek kırmızısından döşediler.O yeşilim bahçe,soğuk bir düzgünlüğe dönüştü.Artık böcek keşif turlarıma son…
Bugün taşların üzerine sarı tozlar dökmüşler.Sanırım kum ki taşların arası dolsun.Artık arka balkondan bahçeye bakasım Yazının devamını okuyun »
Bu yazı toplamda (10 Aralık 2007 Tarihinden İtibaren) 28, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

